Tuzla

AKK Çevre ve İklim Meclisi'nden orman alanları kararına tepki

BHA - Birlik Haber Ajansı

Ankara Kent Konseyi (AKK) Çevre ve İklim Meclisi ile TMMOB Ankara İl Koordinasyon Kurulu, Kızılcahamam'da 2 bin 964 hektarlık alanın orman sınırları dışına çıkarılmasına tepki gösterdi. Ortak açıklamada, Kurtboğazı Barajı'nın su toplama havzasında bulunan arazilere ilişkin kararın iptal edilmesi istendi.

ANKARA - BHA

“Başkentin Ortak Akıl Platformu” Ankara Kent Konseyi (AKK) bünyesinde çalışmalarını sürdüren Çevre ve İklim Meclisi, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Ankara İl Koordinasyon Kurulu (İKK) ile bir araya gelerek, Kızılcahamam ve Kahramankazan bölgeleri içerisinde yer alarak, Ankara merkezi, Bolu, Bursa gibi birçok ili etkileyen ve Eğrekkaya, Akyar gibi bölgeleri de kapsayan, Kurtboğazı Barajının su toplama havzasının içerisinde yer alan arazilerin, 17 Eylül 2026 tarih ve 33373 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 1178 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 6831 sayılı Orman Kanununun Ek 16’ncı Maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılmasına yönelik basın açıklaması yaptılar.

Basın açıklamasına, AKK Çevre ve İklim Meclisi Başkanı Ömer Şan, Meclis Başkan Yardımcısı Nevzat Özer, Meclis Genel Sekreteri Prof. Dr. Nilgül Karadeniz, TMMOB Ankara İKK Genel Sekreteri Sami Can Gökoğlu’nun yanı sıra, STK Temsilcileri, AKK Çevre ve İklim Meclisi Gönüllüleri ve TMMOB Ankara İKK Temsilcileri de katılım sağladı.

Su havzaları birçok canlıya yaşam veriyor

AKK Çevre ve İklim Meclisi Başkanı Ömer Şan, AKK Çevre ve İklim Meclisi Başkan Yardımcısı Nevzat Özer, AKK Çevre ve İklim Meclisi Genel Sekreteri Prof. Dr. Nilgül Karadeniz ve TMMOB Ankara İKK Genel Sekreteri Sami Can Gökoğlu tarafından yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi;

“17 Eylül 2026 tarih ve 33373 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan 1178 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 17 ildeki orman arazileri 6831 sayılı Orman Kanununun Ek 16’ncı Maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılmasına karar verilmiştir. 17 ildeki orman sınırları dışına çıkarılan bu arazilerin toplamı olan 3800 hektarın neredeyse %80’i yani 2964 hektarı Ankara’nın Kızılcahamam ilçesine bağlı Taşlıca, Kırköy, Balcılar ve Yukarıkaraören mahallelerinin sınırlarındadır. 6831 sayılı Orman Kanununun Ek 16’ncı Maddesi “bilim ve fen bakımından orman olarak muhafazasında hiçbir yarar görülmeyen ve tarım alanına da dönüştürülmesi mümkün olmayan yerler ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte üzerinde yerleşim yeri bulunan ya da yerleşim yeri oluşturulması uygun olan taşlık, kayalık, verimsiz ve fiilen orman vasfı taşımayan alanlar”ın orman sınırları dışına çıkarılmasını hükmetmesine karşın Kızılcahamam ilçesine bağlı Taşlıca, Kırköy, Balcılar ve Yukarıkaraören mahallelerinin sınırları içinde olan bu arazi fiilen orman özelliklerini halen taşımakta olup arazinin tamamı Kurtboğazı Barajı’nın su toplama havzası içinde yer almaktadır.

Bu alan,

  • Kurtboğazı, Eğrekkaya, Akyar Baraj Havzaları Özel Hükümleri ve Koruma Planı’na (2022, ASKİ) göre uzun mesafeli koruma alanı içinde yer almakta ve böylelikle Ankara’nın içme suyunu sağlayan barajların su toplama havzasının en önemli parçalarından birini oluşturmakta;
  • iddianın tersine alan tüylü meşe ormanına sahip olmakla birlikte sedir ve ardıç ağaçlandırmalarını da içermekte;
  • içindeki ormanlardaki açıklıkların ve ağaçlı taşlık alanlar fiilen ağaçlı mera olarak hayvancılık amaçlı kullanılmakta
  • çok özel kayaç ve jeolojik yapısı nedeniyle hem barajları ve yeraltı sularını beslemekte hem de eşsiz bir ekosistemin oluşmasına katkıda bulunmaktadır.”

“Ekolojik çöküşle birlikte yerel halkın yaşam koşulları ortadan kalkacak"

Yaşatılan yıkımın yerel halkın ve birçok canlının yaşam koşullarını yok edeceğine vurgu yapılan basın açıklaması şu cümlelerle sona erdi;

Bölgede fiili olarak orman ve ağaçlandırma alanları varken “fiilen orman vasfı taşımayan alan” iddiasıyla Ankara’nın ormanları ve içme suyu havzasının yok edilmesine zemin hazırlamıştır: Bu kararla sadece altı milyon insanın yaşadığı Ankara’nın değil yörenin içme ve kullanım suyu ile yeraltı suları tehlikeye atılmıştır. Bu alanda yapılması düşünülen “Türkiye Sağlık Vadisi” içerikli bir endüstri bölgesi veya başka gerekçeli herhangi bir yapılaşma, bölgeye zenginlik veya refah getirmeyecek; tersine baraj sularının yok olmasına ve kirlenmesine, bunun ardından gelecek ekolojik çöküşle birlikte yöre halkının bölgede yaşam koşullarının ortadan kalkmasına neden olacaktır. İddiaların aksine, fiilen orman ekosistemi karakteri taşıyan ve Ankara’nın tüm içme suyunu sağlayan havza içinde yer alan bu alan, Anayasa’ya ve Orman Kanunu’nun Ek 16’ncı maddesine aykırı olarak orman sınırları dışına çıkarılmıştır. Bu hatalı kararın derhal iptal edilmesini, orman vasfı taşımadığı iddiasına dayanak olan gerçeğe aykırı raporları hazırlayanlar hakkında ise yasal işlem başlatılmasını talep ediyoruz. Bu unutulmasın ki sadece Ankara’nın sorunu değildir, bu havzaların kapsadığı bütün illerin sorunudur. Sürecin takipçisi olacağımızı ve Ankara'nın geleceğine sahip çıkacağımızı kamuoyunun bilgisine saygıyla sunuyoruz.